3 Temmuz 2010 Cumartesi

çikolata soslu irmik tatlısı (samolina dessert with chocolate sauce)


malzemeler:

1 lt süt

12 kaşık şeker
12 kaşık irmik
2 paket dr oetker gourmet vanilin
hazır çikolata sosu
hindistancevizi




Tarifin Hazırlanışı

süt şeker irmik muhallebi kıvamına gelene kadar sürekli karıştırılarak pişirilir.ocaktan indirmeye yakın vanilin eklenir..ıslatılmış kek kalıbına boşaltılır ve soğuması beklenir..birkaç saat buzdolabında dinlendirildikten sonra.genişçe bir servis tabağına ter çevrilerek üzeri hindistan cevizi ve çikolata sosuyla süslenerek dilim dilim servis edilir..afiyet olsun..

bazlama (flat baked bread)




malzemeler:

4 su bardağı ılık su

6 tatlı kaşığı kuru maya
aldığı kadar un
4 tatlı kaşığı tuz
2 tatlı kaşığı şeker



Hazırlık

Ilık suda şeker ile maya eritilir. Tuz ve elenmiş un ile yumuşak ele yapışmayan hamur yoğrulur. İki misli kabarana kadar mayalandırılır.



Tarifin Hazırlanışı

Mayalanan hamur tekrar yoğrulur. Büyük bezelere ayrılır. Hamurların her biri 1 cm kalınlığında açılır. Üzeri örtülerek tekrar mayalandırılır. Yağlanan ve ısıtılan teflon tavaya birer birer konur. Ağzı açık şekilde pişirilir, kabarınca ters çevrilir. İki tarafta pişince tavadan alınır. Hemen yenecekse arzuya göre tereyağ sürülebilir.

susam ve hurmalı kuliçe (sesame and date cookies)

bayramlarda ırakta herkes bu kurabiyelerden yapar ve birbirine yollar,ikram eder..hoş ve lezzetli bir ikram..burada da yaptığımda bayıldılar..





malzemeler:
2 yumurta(birinin sarısı üzerine sürülecek kalanı hamura)
1 paket instant maya
1 paket eritilmiş margarin
1 bardak süt
1 bardak şeker aldığı kadar un
ılık su

iç malzemeler

250 gr hurma
yarım su bardağı susam
yarım su bardağı hindistancevizi
arzuya göre kakule ilave edilebilir hurmaya


Hazırlık

hamur malzemesi yoğurulduktan ve kulak memesi yumuşaklığına getirldikten sonra 1 saat kadar dinlendirilir.
bir tavada önce susamlar pembeleşene kadar kavrulup üzerine hurmalar eklenir.hurmalar sıcağın etkisiyle hemen ezilecektir.ocaktan alınıp üzerine hindistancevizi de eklenir..



Tarifin Hazırlanışı

hazırlanmış hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alınarak yuvarlanıp ortası açılıp içine hurmalı iç doldurulduktan sonra yine yuvarlak biçimde kapatılıp hafifçe bastırılır..yağlanmış tepsiye sıralanıp üzerlerine yumurta sarısı sürülür.ancak tepsiye yumurta bulaşmamasına dikkat edilmelidir çünkü bu kurabiyenin tepsiye yapışmasına neden olur..önceden ısıtılmış 200 derece fırında alt ve üstü pembeleşene kadar pişirilir..afiyetle yenir..istenirse pişirilip buzlukta da muhafaza edilebilir..çıkartıldığında ısıtılırsa her dem tazeliğini koruyacaktır.

aşure ( wheat pudding with dried nuts and fruits)



aşure birçok kişi için yalnız aşure vaktinde yapılan bir tatlıdır..ancak benim gibi bünyelerde sık sık eksikliğine rastlanır.hal böyle olunca da girişilir işe..belki aranızda benim durumumda olanlar mevcuttur diye şimdiden paylaşıyorum tarifimi..inşallah memnun kalırsınız..afiyetle:)


malzemeler:

1 kilo aşurelik buğday

500 gr nohut
500 gr fasulye
1 su bardağı bakla
1 su bardağı pirinç
250 gr çekirdeksiz kuru üzüm
3 kg şeker
yarım portakal kabuğu
1 büyük boy nar
250 gr kuru incir
250 gr kuru kayısı
250 gr ceviz içi
100 gr susam
100 gr çamfıstığı
50 gr tarçın
yarım çay bardağı gülsuyu
10-15 adet karanfil
1 fincan kuş üzümü



Hazırlık

nohut,buğday,fasulye,bakla geceden ıslatılır..karanfiller de ayrı bir kase suyun içinde bekletilir.



Tarifin Hazırlanışı

fasulye,bakla ve nohut ayrı ayrı haşlanır ve suyu süzülür.buğday ayrı bir kapta haşlanır ancak suyu süzülmez.sonra haşlanan tüm malzemeler birbirine karıştırılır.pirinçte yıkanıp eklenir.üzerine kıvamı göz kararı ayarlanacak şekilde sıcak su ilave edilir.özleşene kadar karıştırılarak kaynatılır.içerisine ince kıyılmış portakal kabuğu ve kuru üzüm ilave edilir.gülsuyu eklenir.geceden suya bırakılmış karanfillerin suyu da aşureye eklenir.ocaktan indirmeye yakın şekeri eklenir.bir süre daha karıştırılarak kaynatıldıktan sonra.ocaktan alınıp kaselere doldurulur.kaselerdeki aşure kabuk tutmaya başlayınca öncelikle tarçın, ince kıyılmış incir,kayısı,kavrulmuş çam fıstığı,susam,ceviz,kuş üzümü ile süslenir.

ıspanaklı börek (pastry filled with spinach)



malzemeler:

5 yaprak yufka

500 gr ıspanak
1 su bardağı yoğurt
yarım bardak süt
1 su bardağı yağ
1 orta boy soğan
2 adet yumurta



Hazırlık

soğan küp doğranır.ıspanaklar yıkanıp doğranır.
derin bir kasede süt yoğurt yağ ve bir tanesinin sarısı keneara ayrıldıktan sonra kalan yumurta karıştırılır..

Tarifin Hazırlanışı

yufkalar ortadan ikiye kesilir.her bir parçaya önce yukarıda hazırlanan yoğurtlu karışım sürülür.daha sonra üzerine ıspanak ve soğan karışımı ilave edilir.rulo yapılıp gül böreği gibi sarılarak yağlanmış tepsiye sıralanır.son olarak üzerine ayrılmış yumurtanın sarısı sürülür ve önceden 170 dereceye ısıtılmış fırında 20 dk kadar pişirilir..afiyet olsun..

sütlü erişte çorbası (soup of home made fettuchini with milk)

sadece deneyin ve lezzetin tam kelime anlamıyla tanışın..çok güzel ve faydalı bir çorba..annem genellikle hasta olduğumuz zaman yapar bunu..canınız hiçbirşey istemediği zaman bile muhakkak ister bu çorbayı..gerçekten iyi gelir insana..artık anne elinden çıktığı için midir yoksa çorbanın kerameti mi bilinmez ama iyileştirir işte..denemesi bedava :))



malzemeler:
1 lt süt

1 su bardağı köy eriştesi
tuz



Tarifin Hazırlanışı

süt kaynatılır.erişte içine atılır.erişteler piştiğinde tuz ilave edilip sıcak olarak servis edilir..afiyet olsun..

köy peynirli otlu börek ( pastry filled with vegetable and cheese)


malzemeler:

250 gr köy peyniri

3 adet yufka
1bardak süt
1 bardak zeytinyağı
1yumurta
yarım kilo karışık ot(ısırgan,pazı,labada)

Hazırlık

köy peyniri ufalanır.otlar yıkanıp doğranır.



Tarifin Hazırlanışı

yağlanmış borcama önce bir yufka serilir.üzerine süt yağ karışımından biraz dökülür.diğer yufkanın yarısı serilir ve köy peyniri ile ot karışımı yayılır.üzerine yeniden kalan yufka serilir.üzerine yumurta ile karıştırılıp kalan sütlü yağlı karışım dökülür.önceden sıtılmış 170 derece fırında 20 dk kadar pişirilir..afiyetler olsun..

elmalı tart (apple pie)


elmaya bayılırım..elmalı herşeyi de severim..bu da onlardan biri..çok hafif ve leziz dilimler..şiddetle tavsiye edilir..:))

malzemeler:

2 yumurta

1 paket margarin
1 su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı şeker
1 su bardağı yoğurt
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un


İç Malzemesi İçin:
1 kg. Elma
2 tatlı kaşığı tarçın
4-5 yemek kaşığı şeker



Tarifin Hazırlanışı

Oda sıcaklığındaki margarini, yumurtayı,şekeri, sıvı yağı ve yoğurdu bir kaba alın ve güzelce karıştırın. Kabartma tozunu ve aldığı kadar unu ekleyin ve kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edin.



Bu hamurun 4′te 1′ini bir kenara ayırın. Diğer kısmını yağladığınız tepsiye yaydırın. Diğer yandan elmaları soyun ve rendeleyin. Tencereye alın, üzerine tarçın ve şekeri ekleyip biraz kavurun. Hafif soğuduktan sonra tepsiye yaydırdığınız hamurun üzerine yaydırın. Ayırdığınız hamura biraz daha un ekleyip daha katı bir hamur elde edin. Bu hamurlardan minik top parçalar koparıp Tepsinin üzerini kaplayın.önceden ısıtılmış 170 derece fırına sürün, piştikten sonra üzerine pudra şekeri ekleyebilirsiniz.

2 Temmuz 2010 Cuma

sabır benim yelkenlerim



SABIR BENİM YELKENLERİM






Hayal kırıklıklarıyla öğreniyor insan sabırlı olmayı, bir de kaybettikçe. Acılarsa sabrın son sınavı.

Gün geliyor bütün çektiklerinin ödülü bir an bahşediliyor insana.



Yeni doğmuş bebeğin saçlarını okşarken, bir hastalıktan gözünü yeniden dünyaya açarken, her şey o an için değil midir.



Kavuşmalar da sabıra dahil, sokağın başında beliriyorsa beklenen, sabreden biri bıraktığı içindir geride.

Sevgi sabırdır kavuşmayı bekleyen, bir kadını sevmek hangi yaşında olursa olsun gözlerinde doğmamış çocukları görmektir.


Uzun yolculuklardan sonra bayrağı dikerken kaşif kutuplara, ya da dağın tepesine, sabır der ki;

bütün çektiklerine değdi ve ben hep seninleydim bu an için. Sabır züğürt tesellisi değil gerçeğin ta kendisi.

Bir başkasına acı veren insan da acı çekiyor. Belki de daha fazlasını. Bu yüzden gaddar bile sabretmek zorunda vicdanına.

Uyurken keder pusuda sabahı bekler ya insanı pençesine almak için, göz kapakları açılmaya görsün,

acı bıraktığı yerden başlar, acılar zor sabreder geceye, hep sabahı bekler.



Şimdi gözümün bebeği bu satırları yazarken her sabah bir koşu tren istasyonuna giden çocuk geri dönüyor eli boş.

Babası çıkmamış trenden. Ama o her sabah gidiyor karşılamak için.

Çocuklara ölümü açıklayacak cesaret nerede büyüklerde, bir gün öğrenecek nasılsa, yasta yaşlı gözlerle bütün mahalle.

Gelecek baban diyorlar, küçük oğlan çocuğu her sabah treninden babasının çıkmasını bekliyor bu yüzden.

Sabredecek ve büyüyecek, insanın yürümekle bitirmeyeceği yol yok yeter ki sabırla yürüsün,

onurlu bir yaşam istemek ve sabretmek gibi uzun yollar, ama hepsi bitimli.

Sabır gecikmenin bekleme odası, yaşamak bir zaman oyunu yeter ki sabret, ulaşılmaz avucunun içinde, aşk da buna dahil.

Sabrı öğretmek zor, hele şimdilerde ayaküstü yemeklerin, donmuş yiyeceklerin, suya karıştırılarak oluveren içeceklerin,

anında fotoğraf çeken kameraların ve her gece uyduruk aşkların kırıp sarıldığı diziler çağında gençlere sabrı öğretmek çok zor.

Sabır bir fikir ve her iyi fikir gibi bulmak zor.

Seni sabırla sevmeye devam ediyorum.

Hangi deniz kabuğunu kulağıma götürsem

Duyduğum senin sesin.

Her gidişinde seninle beraber giderim, sen bunu bilmezsin.

Deniz kenarında beni bir başına zannedersin.

Ben okyanuslara açılırım

Sabır benim yelkenlerim, bunu hiç bilmezsin..







Bir adam, Efendimiz (s.a.v) Hazretleri'ne gelerek şöyle sormuş:




"Ya Rasulallah.." demiş. "Bana öyle bir şey haber ver ki; onu yapınca Cennet'e lâyık hale geleyim!.."


Şöyle anlatmış Cennet'e lâyık hale gelme anlayışını:



"Allah'ın senin hakkındaki takdirine ya sabırla, ya da şükürle karşılık ver; Cennet'e lâyık hale geldin işte."

Evet, maruz kalınan ilahi takdirlere sabır, ya da şükürle karşılık vermek. Neden ya sabır, ya da şükür? Çünkü Mü'min insanın özel vasfıdır bu sabır ve şükür. Bu özel vasfı sayesinde inanmış insan, hayatta karşılaştığı her durumu hakkında hayra çevirebilir. Nitekim Efendimiz (s.a.v) Hazretleri, Mü'minin her halini hayra çeviren bu özel vasfını şöyle haber vermiştir bizlere:

"Hayret edilir Mü'minin haline. Üzücü bir olayla karşılaşsa sabreder kazanır, sevindirici bir olayla karşılaşsa şükreder yine kazanır. Yani Mü'min bu özel vasfı sayesinde her olayı hakkında hayra çevirebilir. Böylece tevekkül ve teslimiyeti ona hep kazandırır, hiç kaybettirmez."





alıntıdır..

canım pepelamdan yüzyıllar önce gelen mim:))

öncelikle gecikme dolayısıyla çok üzgünüm..ben bu mim konusunda fikir sahibi olana dek epey zaman geçti..canım pepelam..öncelikle şunu söylemek isterim ki : fikrinin ışıklı sularına düşmüş olmak beni çok mutlu etti..senin kıymetin kıymetlimdir...hiç uzak..hiç eksik olma..

Felsefem;gönlümdeki huzuru yitirmemek için öz değerlerime sımsıkı sarılmak..sivri yanlarımı hep törpüleyerek kontrolümü artırmak..yarın geldiğinde bugünden bir adım ileride olabilmek için kendimle yarışmak..


Hayat: sınav..en kıymetli sınav..hem kaşıktaki yağı dökmeden hem etrafındaki herşeyi görerek..hiç kırmamaya ve kırılmamaya çalışarak yaşamak..

Güneş;bereket..aydınlık..umut..


Yıldızlar;duygularımın yoldaşı..karanlık gecelerin arkadaşı..hayallerim,çocukluğum..


Güzellik; en derinde...gönül gözüyle bakanın gördüğü, edeple doğru orantılı...


Sevgi; her rengi gönül renginde görebilmek...

Aşk; gönülden gönüle akan ırmak...bir coşkun sel..bir okyanus..

Savaş; akıllı insana yakışmayan..


Ağlamak;gözünü ve gönlünü yıkamak...gözüyle daha doğru görebilmek..gönlüyle daha duru sevebilmek..


Deniz,çocukluğum,efkarım.hırçınlığım,sevinçlerim,durgunluğum,dinginliğim,sonsuz huzur..



Ayna,yüzleşme,hayatın izlerini seyrettiğimiz ekran..





Müzik; yüreğime değen..bazen yarama tuz..bazen fırtınama liman..


Hayal; çizgisi hayattan kopmadıkça kırıklığı canı yakmayan..ne onunla ne de onsuz olunabilen..




ben de bu mim i  nilmavi arkadaşıma göndermek istiyorum.. http://nilmavi.blogspot.com/
sevgi ve muhabbetle..

Neden cuma günü mübarek kılınmış ve namazı var? Cuma gününün önemi nedir?



Neden cuma günü mübarek kılınmış ve namazı var? Cuma gününün önemi nedir?


Cuma; cem olmak, toplanmak mânalarına gelir Cuma günü, Müslümanlar için çok önemli bir gündür Bu günde Müslümanlar camide toplanıp birlikte Cuma namazını kılarlar Topluca yapılan bu ibâdet, o günü bayram günü değerine yükseltir


Bu sebeble Cuma gününe Seyyidü`l-eyyam, yani, günlerin itibarlısı,efendisi de denir Bütün hayırlı işlerin Cuma günü meydana geldiği; tarih boyunca pek çok kudsî hâdiselerin hep Cuma günü zuhûr ettiği rivâyet edilir Hadîs-i şerîf`te şöyle buyrulur:


"Üzerine güneşin doğduğu en hayırlı gün, Cuma günüdür Âdem (as) o günde yaratılmış, o gün Cennete konmuş, o gün Cennetten çıkarılmıştır Kıyâmet de ancak Cuma günü kopar
" Çoklarının zannettiği gibi Cuma günü, iş yapmak, hayırlı ve faydalı mevzularla meşgul olmak haram değildir
İş yapma yasağı, sadece namaz kılma vaktine mahsustur Namaz dışında çalışmak, alış-verişte bulunmak mübahtır Zaten âyette de, namazdan sonra yeryüzüne rızık aramak üzere dağılınız, emredilmektedir (Mehmet Dikmen)
Cuma ferdi cemiyete; cemiyeti milliyete bağlayan ve toplum arasında düşünce, inanç, amaç ve hizmet birliğini sağlayan bir gündür İslâm Dîni bu günü mü'minler için haftalık toplantı ve toplu halde Allah'a yönelme, ibâdette bulunma zamanı olarak belirlemiştir Bir hafta içinde ortaya çıkan meseleler, olaylar ve sosyal konular cuma günü ele alınıp Kur'ân süzgecinden geçirildikten sonra bir komprime haline getirilerek cemaate sunulur


Ruhlara yepyeni bir gıda takdim edilirken, İslâmî kültürleri artırılır Hayatı sevme, hayatta başarılı olma yolları ve yöntemleri işlenir Dünya ile âhiret, ruh ile beden madde ile mâna arasında Sünnetullah'a uygun ölçü ve anlamda denge sağlanması için ilâhi buyruklar, Nebevi Sünnetler sergilenir Aile yapısını, sosyal bünyeyi arızasız ayakta tutmanın yolları gösterilir Din ve ülke düşmanlarının çalışma metoduna dikkatler çekilir

Hayırhahlık, âlicenaplık, dayanışma, sevgi, saygı, edep ve terbiyenin taşıdığı mana ve müsbet sonuç misallerle anlatılır İslâm ülkelerinin uğradığı siyasi ekonomik ve kültürel zorlukların nedenleri üzerinde durulur ve bunların çareleri araştırılarak cemaatin bu konularda da aydınlatmasına önem verilir

Görülüyor ki, cumanın o kadar çok yararları var ki, bunları sayıp sıralamak bile zor Medenî bir ülkede parlementonun önemi ne ise, İslâm topluluğunda cumanın önemi ondan daha fazla bir anlam taşır

Cumasız bir Müslüman topluluğu, birlik ve dirliğini kaybetmiş, yabancılara yem olma felâketine uğramış başsız bir sürüden farksızdır Hazreti Peygamber (AS) Efendimiz Medine'ye hicret ettik-lerinde, henüz şehre ulaşmadan Kub'a'da ilk mescidi inşa ettikten sonra cuma günü Salim bin Avf yurduna gelerek Rauna denilen vadide ilk cuma namazını kılmıştır Böylece Hicretle birlikte hem cuma'ya yer verilmiş, İslâm'ın camisiz ve cumasız olmayacağı kesinlikle belirtilmiştir


Cuma Namazı, Kitap Sünnet ve İcmâ ile sabit olmuştur, inkârı küfürdür, terki büyük günah sayılmıştır Üç cuma namazını üst üste mazeretsiz terkeden Müslüman, münafıklar defterine yazılır (Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: 1/477)

29 Haziran 2010 Salı

tiramisu


bu tadı gerçekten çok seviyorum..internette yüzlerce tiramisu tarifi bulmak mümkün..bu da benim tarifim..cidden çok leziz oldu..şiddetle tavsiye ederek tarifime geçiyorum..

malzemeler:

1 kakaolu pastaban

1 adet vanilyalı pasta kreması
3 bardak süt
1 pk labne peyniri(200gr)
2 yemek kaşığı nescafe
1 pk vanilya
4 yemek kaşığı pudra şekeri
2 yemek kaşığı kakao
2 yemek kaşığı hindistancevizi
arjantin şekeri
damla çikolata



Hazırlık

1,5 bardak süt içine bir kaşık nescafe 2 kaşık pudra şekeri koyulup karıştırılır... ayrı bir kapta 1,5 bardak süt ile pasta kreması çırpılıp hazırlanır..



Tarifin Hazırlanışı

hazırlanan pasta kremasının yarısı alınır içerisine labne peyniri,vanilya,bir kaşık nescafe,hindistancevizi,2 kaşık pudra şekeri koyulup çırpılır.kekin ilk katı önce süt şeker nescafe karışımının yarısı ile ıslatılır.üzerine labneli krema dökülür ve düzeltilir.ikinci kat kek koyulur ve kalan sütlü karışım ile ıslatılır o da..labnesiz krema bu kekin üzerine sürülür ve üzerine kakao çay süzgeci yardımıyla serpiştirilir..damla çikolata ve arjantin şekeri ile süslenir..afiyet olsun..

bisküvili damla sakızlı muhallebi (milk pudding with gum mastic and biscuits)

malzemeler:

125 gr margarin

3 fincan un
1 lt süt
1 su bardağı şeker
1 paket damlasakızı
1 pk kakolu bisküvi





Tarifin Hazırlanışı

eriyen margarine un eklenip kokusu kalmasın diye hafifçe kavrulur.daha sonra diğer malzemeler ilave edilip muhallebi şeklinde hazırlanır.undan dolayı topaklanma olabilir ben diğer malzemeleri ilave edince ezici rondo ucuyla karıştırıorm geçio o topaklar aklınızda olsn..bisküviler rondoda ezildikten sonra borcama serpilir.üzerine muhallebi ilave edilir.1-2 saat buzdolabında beklettikten sonra soğuk servis edilir.afiyetler olsun canlarımm..

mahlepli biberli bisküvilerim (mahalep and red pimento biscuits)



kültürümüz çayın yanını boş bırakmaya müsade etmiyor öyle değil mi..hal böyleyken mutfak zırhımız olan önlüklerimizi kuşanıyor dalıyoruz mutfaklara..benim için geç kazanılmış ama hızla büyümekte olan bir sevda..mutfak aşkı..aşk için güzellikler sunabilmek..ne hoş..dudaklarda bir tatlı tebessüme sebep olabilmek ne hoş..



malzemeler:

1,5 bardak süt

1 yumurta
1 su bardağı yoğurt
1 çay bardağı zeytin yağı
yarım paket eritilmiş margarin
1 tatlı kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 çay kaşığı mahlep
kabartma tozu
aldığı kadar un(yumuşak bir hamur olacak)
susam
çörekotu
toz kırmızı biber




Tarifin Hazırlanışı

yumurtanın sarısı,sıvı yağ,margarin,yoğurt ve süt çırpılır.üzerine un elenir.mahlep ve kabartma tozu ile tuz ve şeker de ilave edilir ve yoğurulur..sonra hamur iki parçaya ayrılır. ilk parça tezgahta düz bir hale getirilip kalıpla kesilir.pişirme kağıdı serilmiş tepsiye sıralanır.üzerine yumurta akı sürülüp susam ilave edilir..ikinci parça hamura toz kırmızı biber ilave edilip yeniden yoğurulur ve şekil verildikten sonra yumurta akı sürülüp çörekotu serpilir..170 derece fırında üzerleri pembeleşene kadar pişirilir.

kırmızı gül kurabiyelerim..(red rose cookies)



öncelikle pepela ya bu kurabiyeyi tecrübe etmeme sebep olduğu için teşekkürlerimi ileterek..bu tarifi sizlerle paylaşmak istiyorum..geçtiğimiz sevgililer günü için eşim e yaptım bu kurabiyeleri..ayrıca gül aroması da kullandım..kurabiyeler pişerken evi mis gibi gül kokusu sardı..

Kurabiye malzemeleri


150 gram oda sıcaklığında margarin ya da tereyağı

Bir yumurta

4 yemek kaşığı pudra şekeri

1.5 – 2 bardak un

Yarım paket kabartma tozu

Kırmızı gıda boyası

Gümüş renkli arjantin şekeri


Kırmızı gül kurabiyesi tarifi



Önce margarını ve pudra şekerini iyice özleşene kadar yoğuruyoruz.yumurta,un ve kabartma tozunu ekleyip tekrar yoğuruyoruz. En son kırmızı gıda boyası ile renklendirip hamuru 10 dakika kadar buzdolabında dinlendiriyoruz.

Kuru ve temiz tezgahta hamuru bir cm kalınlığında açıp çay bardağı yardımı ile yuvarlaklar elde ediyoruz. Üç tane yuvarlağı kaydıra kaydıra üst üste koyup en alttakinden başlayıp rulo yapıyoruz ve ortadan ikiye kesiyoruz. Güllerin ortasına birer inci yerleştirip yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine diziyoruz. 120 derecede 10 15 dakika pişirip soğuyunca servis tabağına alıyoruz.




yapımını açıkça göstermek açısından bu küçük fotoyu da ekliyorum..




Nilüferleri salonuma taşıdım..










salonumda masanın üstüne ne koysam beğenmiyordum sonra aklıma bu fikir geldi.koçtaşa gittim geniş bir borcam kase,dekoratif kum,dekoratif renkli taşlar ve birde yüzen nilüfer aldım..kasenin dibine önce kumları koydum sonra taşları sıraladım..üzerini suyla doldurdum ve son olarakta nilüferimi yerleştirdim..salonum bu küçük detay sayesinde hem canlandı hem de kaloriferden dolayı kuruyan havası birden nemlenmiş oldu..yaniiiiiii

cevizli patlıcan közleme (aubergine purée vinaigrette with walnut)

tariflerimde kullandığım malzemelerden örnekler..



arjantin şekeri:

pasta ya da kurabiye yaparken kullanmaktan keyif aldığım gümüş renkli yenilebilen boncuk şekerlerim..





















meyve aromalarım:

ben eşimden rica ettim o da üşenmedi benim için libyadan taşıdı getirdi..kocacığımdan allah razı olsun..bir de bana bu tecrübeyi kazandıran sevgili pepela dan tabiyki..

burada da mevcut olmakla birlikte libyadan gelenler şunlar:






















dr oetker creme ole:

pişmeden hazırlanan bir tür hafif puding



bir de bunlar var:)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Pages

Bu gadget'ta bir hata oluştu